
Yeni yılda yazın yaşamına adım atan “ODAK HABER”in Aydınımıza hayırlı olmasını diliyorum. Zamansız zamanlarda atılan kuruluş adımının, görece küçük ama etki alanı açısından Ege Bölgesinin sınırlarını aşan bir tepki aldığını da görmemek mümkün değildir.
Basın, yayın ve kitle iletişimden toplumsal anlamda beklentiler ve dillere pelesenk olmuş kavramlar vardır. Temel beklentimiz; yansız, gazetecilik ve habercilik kurallarına riayet eden, belirli odak gruplarının sözcüsü haline gelmemiş kişilerce ahlaki yayın yapmaktır. Bu sayede halk bilgi ve tecrübenin yanında araştıran kişilerin bilgileri sentezleyerek kendi zihninde bir sonuca ulaşacaktır.
Modern toplum ögelerini barındıran yukarıdaki tanımlamalarımız yerini postmodern tanımlayamamalara bırakmıştır. Yönetimsel açıdan modern toplumdan postmodern topluma geçişin ana yapısını oluşturan hakikat sonrası çağda bilgi bilgelik ve hakikat için değil ilişkilerin devamı için kullanılır, yorumlanır ve kendini yeniden inşa eder olmuştur.
Modern toplumlarda demokrasi şart koşulmuş ve bunun gerekliliği için savaşlar verilip devletler kurulup, imparatorluklar yıkılmıştır. Demokrasinin baş aktörü olarak temsili demokrasi uygulamaları karşımıza çıkmıştır. Temsili demokrasinin temeli, aynı düşünceyi veya menfaati savunan demokratik insanların aralarından seçtikleri temsilcileri yönetim erklerine temsilci olarak göndermesidir.
“PEKİ GERÇEKTEN BU BÖYLE MİDİR?”
Bazen sorular cevaplanmak için değil düşünmek içindir. Çoğu yurttaş temiz ve ahlaki duygularla kendilerinin ve kendilerinden sonra gelecek nesillerinin temiz bir yaşam sürüyor olması için propaganda sahiplerini seçerek meclislere yollar. Kimi il ve ilçe belediye meclis üyesi olur, kimi de Cumhurbaşkanı.
Aydınımız da zamanında temsili olarak Özlem ÇERÇİOĞLU nda irade kılmış Büyükşehir Belediye Başkanı yapmıştır. Uzun yılla Aydın da seçilmiş olarak görev yapan Özlem Hanım gün gelmiş çok farklı bir kararla kendisinin temsil ve düşünce dünyasına aykırı olduğunu düşündüğümüz bir taht değişikliği yaşamıştır. Temsil ve irade ise öksüz kalmıştır. Değişim sonrasında Aydın a daha önce yapılan hizmet ve projeler in aksine hızlandırılmış bir belediyecilik başlamıştır. Aydın da 7 den 70 e dilden dile söylenen battı çıktı projesi ancak Özlem Hanım’ın iktidar partisi saflarına katılması ile mümkün olmuştur.
Daha önceleri projelerin hayata geçmemesindeki ana neden neydi? CHP nin projelere izin vermemesi yoksa gerekli finansmanın sağlanmasında iktidar partisinin muhalif belediyelere bütçe nin yanı sıra kredi imkanlarını açmaması mı ?
Temsili demokrasi ile çıkılan yolda menfaat çatışmalarının getirdiği durakta toplumsal sorunların ve çözümlerinin siyasi hayatın malzemesi haline gelmesini yakından takip ediyoruz.
Olması gereken ideal kavramlardan bambaşka doğrular yaratmanın yaşandığı günümüzde kötü ya da yanlış diye bir kavramın kalmadığını görmek mümkün. Ahlaki olan ile olmayanın belli olduğu fakat menfaat düzeninde söylenemediği bir çağda temsiliyetin de sağlam olması toplumun olması gereken değerlerine dönüşte destekçi olamayacağı çok açıktır.
Toplumun ahlak dendiğinde ahlakı anlaması ve yerine getirmesi, fiilleri ahlaki olarak yorumlamaya zorlamasından çok daha kolay olsa da insanın nefsinin, arzularının ve hırslarının peşinde umarsızca koşması hiçbir fiil ve makamdan geri kalmamalarını sağlamaktadır. Çünkü güç azalmadıkça insanın menfaati güç etrafında yeniden inşa edilmektedir.
21. yüzyılın ilk çeyreği sonrasında bariz bir şekilde yaşanan toplumsal, siyasal ve bilimsel devrimler sonucunda; çocuklarınıza, memurlarınıza, personellerinize, öğrencilerinize iyi ahlaklı ve dürüst olmayı değil, şartlar her ne olursa olsun insan kendini inşa etmek zorunda kaldığında ya da bir adım geri durması gerektiğinde Ahlaklı, iyi ve dürüst olmayı öğretin.
Çünkü insan bugün olduğu gibi yarın toprağa girememektedir. Ünlü düşünür Heraklitos un da söylediği gibi insan bir ırmakta iki kez yıkanmaz daima değişim ve dönüşüm içerisindedir. Bu değişimse hayatın bir zamanlarında öğrenilen ahlaklılık, iyilik ve dürüstlükle değil her daim bu kavramların bilinmesi, anlamlandırılması ve uygulama alanlarının empati yapmak suretiyle hayatın içine dahil edilmesi gerekmektedir.
Temsil menfaatsiz olmuyor. Menfaat de sınır tanımıyor. Kendinin menfaatin başkasının iyilik yolculuğunu etkilediği bir çağa merhaba diyoruz…
Ahmet Burhan KARAMAN
Kamu Yönetimi ve Siyaset Bilimi Uzmanı